Rüya Yazar Samuel Gallet İle Yedi Gün

“Yeni Tiyatro Yeni Metin Projesi kapsamında… Galata Perform ve Fransız Kültür Merkezi İşbirliği ile davetli… Samuel Gallet; yazar, yönetmen, oyuncu. Dramatik şiirler, rüya temasında çalışmalar… 2015’ten bu yana Fransa’nın en önemli oyun yazarlığı bölümünü içeren ENSATT’ta bölüm başkanı.” Uçakta yukarıdaki açıklamaları okuyorum. Akşama bu kişiyle ve hiç tanımadığım katılımcılar ile bir yazı atölyesine başlayacağım. Ancak aklımda sağ ayakkabım var. Tatilde yanımda götürdüğüm tek ayakkabı son … Okumaya devam et Rüya Yazar Samuel Gallet İle Yedi Gün

Sept Jours Avec Samuel Gallet; Ecriva(i)nt Des Rêves

“Il sera à Istanbul dans le cadre du projet: Nouveau Texte Nouveau Théâtre… Invité par l’Institut français et Galata Perform … Samuel Gallet; dramaturge, metteur en scène et acteur. Il travaille sur la poésie dramatique et les rêves… Il est depuis 2015 co-responsable avec Enzo Cormann, du département Ecrivain Dramaturge de l’ENSATT (Ecole Nationale Supérieure d’Arts et Techniques du Théâtre – Lyon). Il animera un atelier … Okumaya devam et Sept Jours Avec Samuel Gallet; Ecriva(i)nt Des Rêves

Yırca, direnişten imeceye

2015 yılının 22 Mayıs akşamı. Günlerden cuma. İstanbul’dan Yırca’ya kalkan kalabalık bir otobüs. Gidiş amacı bir şenliğe eşlik etmek. Yeni termik santrale dur deyişin kazanılması. Kutlama ise kesilen 6000 zeytin ağacına karşı yeni ağaçlar dikmek. Bir gün önce ismini dahi bilmediğim kişilerle dost oluşum, direnişlerini hatırlamamız, zeytin dikişimiz, ilk suyun verilmesi. Aklımızda seneler sonra gelip ağacımıza bakmak var. Ne yazık ki sadece bir yıl sonra, diktiğimiz ağaçların üzerinden İstanbul – İzmir yolunu 3,5 saate indirecek otoban çalışmasının geçtiğini öğreniyoruz. Can acıyor. O vakit kalem dile geliyor. Bu yazı hem bu otobanda hem hayatlarında, durmadan, fark etmeden, hızın huzursuzluğunda direnenler için Yırca’da verilen bir molaya, imeceye davet olsun. Okumaya devam et Yırca, direnişten imeceye

Ötekinin, Ötekisinin Peşinde Yiğit Bener

Sevgili Okuyucu,  Belki o, çok sevdiğin klasiklerin, Gecenin Sonuna Yolculuk ve Küçük Prens’in çevirmeni olarak çıktı karşına, belki sen onu gazetelerde, televizyonlarda Türk – Fransız devlet erkânının yanında gördün. Ya da yazdığı öyküleri, romanları okudun, kitapları üzerine düzenlenen buluşmalara katıldın. Belki de Boğaziçi veya Bilkent Üniversitesi’nde konferans tercümanlığı okuyan öğrencilerinden birisisin. Veyahut da Yiğit Bener ile şimdi tanışacaksın; eğer sen de kelimelerin ardına bakmak, içindeki … Okumaya devam et Ötekinin, Ötekisinin Peşinde Yiğit Bener

Az geçilmiş yolu seçenlerden*: sinemacı Miraz Bezar

Ankara’da doğan, Almanya’da büyüyen bir Kürt sinemacı. Doğduğu toprakların sorunlarına kilometrelerce uzaktayken de bağlı kalan. İlk uzun metraj filmine, savaş ortamında sahip çıkılmayan Diyarbakırlı çocukları, Jitem’i, Doğu’nun gözardı edilişini konu seçen. Gazeteci – yazar Evrim Alataş ile başladığı hikayesi üzerinde dört sene çalışan, iki sene Diyarbakır’da yaşayan. Almanya’nın kendini dışında gördüğü, Türkiye’nin içine almadığı filmini kendi yapan, kendi dağıtan. İlk Kürtçe film Min Dît (Ben … Okumaya devam et Az geçilmiş yolu seçenlerden*: sinemacı Miraz Bezar

Moda Sahnesi’nde İnsan Shakespeare ile buluşmak

19. yüzyılda ressam Van Gogh bir mektubunda kardeşi Theo’ya şöyle yazar: “Her gün yaşadığımız günlük, gerçek yaşamı tek yönlü bir tren yolculuğu haline getiren de bu bilmeme duygusunun ta kendisi… Hızla ilerliyorsun, ama hiçbir nesneyi yakından ayırd edemiyorsun ve en önemlisi, lokomotifi göremiyorsun…”* Yine aynı yüzyıl içinde yazar Lewis Carroll, bir nehrin kenarında ablası ile oturan kahramanı Alice’e onu harikalar diyarına sürükleyecek tavşanı gönderir ve … Okumaya devam et Moda Sahnesi’nde İnsan Shakespeare ile buluşmak

Kayıtsız kalınamayacak oyun: Bira Fabrikası

Bir kitapta şöyle yazıyordu, “Denize gidiyorsun. Ne görüyorsun? Dalgaları görüyorsun. Sonra geri geliyorsun ve denizi gördüğünü, denizin çok güzel olduğunu anlatıyorsun… Denizin kendisini görmedin, sadece dalgalanan yüzeyini gördün. Sadece kıyıda durdun. Denize baktın, ama o gerçekten deniz değildi…” Gerçek denizi bulmak için dalmak, en derine gitsen de keşfin bitmeyeceğini kabullenmek gerekiyordu. Duyduğum andan itibaren arkamı dönüp gidemediğim, sanki “Bana biraz daha yakından bak, benimle biraz daha fazla vakit geçir, beni biraz daha anla.” diyen Moda Sahnesi’nin yeni oyunu Bira Fabrikası’nın içine daldım. Okumaya devam et Kayıtsız kalınamayacak oyun: Bira Fabrikası

Ezber bozan Koffi Kwahulé ile 90 dakika

Oyuncu Onur Ünsal’ın bir fotoğraf ile başlattığı merakı, çevirmen Ezgi Coşkun arttırdı. Yönetmen Kemal Aydoğan oyunu anlatıp meraka heyecan katarken Air France – KLM uçuş olanağı sağladı. Moda Sahnesi’nin oyunu Bira Fabrikası’nın yazarı Koffi Kwahulé ile Paris’te buluştuk. merak Onur Ünsal, “Bize gönderdiği fotoğrafını göstermek istiyorum. Hemen bulucam. İşte. Maske takmış suratına. Ne güzel bi kafa değil mi? Ne demek istiyor olabilir sence?” Merak başladı. Ezgi … Okumaya devam et Ezber bozan Koffi Kwahulé ile 90 dakika

Elini tiyatronun altına koyan Onur Ünsal ile zamansız röportaj

Onur Ünsal röportajı yazmaya karar vermiştim. Ama bunun için bir yazı işleri müdürünün duymayı beklediği açıklamalardan hiçbirine sahip değildim; kurucularından olduğu Moda Sahnesi açılalı bir yılı geçmişti, oynadığı Shakespeare’in dört yüzyıllık Hamlet’i ikinci sezonundaydı, hem mekan hem oyun üzerine basında sayısız söyleşi, değerlendirme çıkmıştı ve yeni bir dizide oynamıyordu. Öyleyse neden gidiyordum konuşmaya? – Dün akşam oyununuzu izledim. Sizinle Shakespeare / Hamlet temalı bir portre … Okumaya devam et Elini tiyatronun altına koyan Onur Ünsal ile zamansız röportaj